30 Hizmet Yılı Üzerindeki Çalışma İçin İkramiye Ödenmesi

  

T.C.
ANKARA
12. İDARE MAHKEMESİ

 
ESAS NO: 2015/479

 
KARAR NO: 2015/993

 
DAVACI: …
VEKİLİ: …
DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

 VEKİLİ: …
DAVANIN ÖZETİ: 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli olarak, emekli maaşı almaya hak kazanan davacının 30 hizmet yılından fazla geçen süreler için de emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emekli Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire
Başkanlığı’nın 9.3.2015 tarih ve 46.163.167 sayılı işleminin; 30 yılı aşan hizmet süreleri yönünden emekli ikramiyesi ödenmemesi sonucunu doğuran yasal düzenleme Anayasa Mahkemesinin 25.12.2014 gün ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararıyla Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği, anılan kararın 07.01.2015 gün ve 29229 sayılı Resmi Gazete’deyayınlanarak yürürlüğe girdiği, isteminin oluşan yeni hukuki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği iddiasıyla iptali ile fazla hizmet süresine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir,
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürütülemeyeceği, bu nedenle haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.


 TÜRK MİLLETİ ADINA

 
 Karar veren Ankara 12, İdare Mahkemesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli olarak, emekli maaşı almaya hak kazanan davacının 30 hizmet yılından fazla geçen süreler için de emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emekli Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığınca tesis
edilen işlemin iptali ile fazla hizmet süresine güre hesaplanacak emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır,

 
 08.06.1949 tarih 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun, 17.01.2012 tarih ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin 4. fıkrasında; “Yukarıdaki fıkralara göre verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler ile mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarıncabirleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş
hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli
ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri
uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi
kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması
bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz,” hükmü yer almaktadır.
Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 19.7.2013 günlü, E; 2013/296 sayılı kararıyla, uyuşmazlığın
çözümünde uygulanacak olan ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanunu’nun 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “verilecek emeklilik ikramiyesinin
hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler dikkate alınmaz” hükmündeki ibarenin
Anayasaya aykırı olduğu kanaatine ulaşıldığından, Anayasanın 152. ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 40. maddeleri uyarınca
söz konusu ibarenin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına
karar verildiği, itiraz konusu ibarenin Anayasa’nın 2., 10, ve 60, maddelerine aykırı
bulunarak, Anayasa Mahkemesi’nin 07,01.2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 25.12.2014 tarih ve E:20I3/111, K:2014/195 sayılı kararı ile iptal edildiği
görülmektedir,
Dosyasının incelenmesinden; Anayasa Mahkemesi’nin 25.12.2014 tarih ve E.2013/111,
K:2014/195 sayılı kararı üzerine, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli
olarak, emekli maaşı almaya hak kazanan ve 30 hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi alan
davacının, 30 hizmet yılından fazla geçen süreler İçin de emekli ikramiyesi Ödenmesi
istemiyle yaptığı başvurusunun “iptal kararında kararın yürürlüğüne ilişkin olarak herhangi
bir süre verilmemiş ve 25/12/2014 tarihli iptal kararı yayımı tarihi olan 07/01/2015 tarihinden
itibaren hüküm ve sonuç doğurmaya başlamıştır. Diğer taraftan, Anayasanın 153. maddesinde
iptal kararlarının geriye yürümeyeceği hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, söz konusu iptal
kararı Resmi Gazetede yayımlandığı 07/01/2015 tarihinden itibaren geçerli olup, bu karar
07/01/2015 tarihinden ünce aylık başlangıcı olan emekliler ile dul ve yetimlerini
kapsamamaktadır. Bu nedenle, tarafınıza Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihi olan
07/01/2015 tarihinden ünce aylık bağlanmış olması nedeniyle, talebiniz doğrultusunda 5434
sayılı Kanunun değişik 89. maddesi hükmü esas alınarak 30 yıldan fazla sürelerinize
emeklilik ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığı...” gerekçesiyle reddi üzerine
bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır,

 
 Kanun gücünü kullanan idarenin, idari işlem olarak ortaya çıkan açıklamalarının mutlaka
hukuksal bir temelinin bulunması ve varlıklarını da bu temele dayalı olarak sürdürmeleri
gerekmektedir. Buna idarenin kanuniliği ilkesi denir. Kanunilik ilkesi, idarenin işlem ve
eylemlerinin kanuna uygun olmasının yanısıra, işlem ve eylemlerinin kanuna dayalı olarak
gerçekleşmesini de içerir, idarenin, kanunla düzenlenmemiş, ya da uygulaya geldiği kanun
tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmış bir alanda faaliyette bulunmayacağı gibi, faaliyette
bulunabilmesi için de kanundan aldığı yetkiye sahip olması, ya da sahip olduğu yetkinin
devam ediyor olması gerekmektedir.

 
 Hal böyle olunca, başlangıçta var olan bir yasa hükmüne dayalı olarak kullanılan bir yetkinin
yasal dayanağının hukuka aykırılığı nedeniyle sonradan ortadan kalkması, bu yasal yetkiye
dayalı olarak gerçekleştirilen işlemlerin, zincirleme olarak sakatlanmasına neden olur.
Uyuşmazlığa gerekçe gösterilen, Anayasa Mahkemesi kararında “nitelikleri ve durumları
özdeş olan iştirakçiler aynı konumdadırlar. Ancak, itiraz konusu ibareye 30 yıl ve daha az
çalışanlar ile fazla çalışanlar arasında anlaşılabilir ya da makul, adil ve haklı bir nedene
dayanmayan bir ayrım öngörülmüştür. Bu durum, Anayasanın 10, maddesinde öngörülen
kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal etmektedir” denilerek ibarenin iptaline karar verildiği
görülmüştür.

 
 Anayasa’nın 153. maddesinde; “iptal kararlarının geriye yürümeyeceği” kuralına yer verilmiş,
davalı idarece davaya konu işleme bu kural gerekçe gösterilmiş ise de; anılan hükmün burada
uygulanması mümkün olmamaktadır, Zira; davacı yeni bir hak kazanmamıştır, Başka bir İfade
ile Anayasa Mahkemesi kararı ile yeni bir hak İnşa edilmemektedir, Aksine var olan bir bak
önceki mevzuat ile elinden alınmış, var olan bu hakka ancak “iptal” kararı ile kavuşmuştur.
Bu sebeple, davacı, Anayasa Mahkemesi kararı ile birlikte geçmişte elde edemediği bu
hakkını talep etme olanağı elde etmiştir. Aksi yorum, Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen
eşitlik ilkesinin, bu kez Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümez kuralı karşısında
önceden emekli olanlar ile bu karardan sonra emekli olanlar arasında yeniden ihlal edilmiş
olacaktı ve bunun da sosyal güvenlik hakkına ve hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturacağı
acıktır.

 
 Bu durumda; davacının 30 yılın üzerindeki hizmeti için emekli ikramiyesi ödenmemesine
ilişkin işlemin dayanağım oluşturan 08.06.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanunu’nun 17.1.2012 günlü, 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle
değiştirilen 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan; “... verilecek
emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler...” ibaresinin Anayasa
Mahkemesi’nin 07.01.2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25.12.2014
tarih ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle 5434 sayılı Kanuna
tabi görev yapmış kişilerin emekli ikramiyesinin hesaplanmasında yer alan 30 yıllık süre
sınırlamasının yasal dayanağının ortadan kalktığı, dolayısıyla mevcut yasal durum itibariyle
davacıya 30 yılın üzerindeki hizmetleri için de emekli ikramiyesi ödemesi yapılması ve bunun
için tahsis dosyasının incelenerek 30 yıldan fazla çalışma süresinin tespit edilip, bu sürenin
karşılığı ikramiye tutarının emekli olduğu tarihteki değerler dikkate alınarak hesaplanması ve
30 yıldan fazla olan sürenin ne kadarının hangi gerekçe ile hesaba alınamayacağının açıkça
ortaya konulup davacıya bildirilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye
yürümeyeceği gerekçesinin belirtilerek başvurusunun reddine İlişkin işlemde hukuka uyarlık
bulunmamaktadır.

 

 
 Öte yandan, davacının başvurusunun değerlendirilerek, 30 hizmet yılından fazla geçen hizmet
süresine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren
işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, 30 hizmet yılından fazla geçen hizmet
süresine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren
işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama gideri
ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davalı İdarece davacıya
verilmesine, bu kararın kesinleşmesinden sonra posta ücreti avansından artan miktarın
davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge
İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere, 30/06/2015 tarihinde karar verildi.